ana sayfa  |  durmus@superonline.com  |   iletişim contact  |  ENGLISH WEB SITE
 

 
Boğaziçi Üniversitesi
 
M. Yavuz Durmuş Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Yüksek Okulunda yarı zamanlı  öğretim görevlisi olarak ;
  • Yönetim Biliminde Yaşayarak ve Serüvenle Öğrenme, ( TRM 338 Adventure Learning in Management )
  • Turizm İşletmelerinde ve Organizasyonlarında Emniyet ve Güvenlik, ( TRM 474 Safety and Security Management )
  • Turizm İşletmelerinde Boş Zaman Yönetimi, ( TRM 407 Recreation and Leisure Management )
  • Turizm İşletmelerinde Öğrenen Organizasyon Uygulamaları, ( TRM 337 Laerning Organizations )                                                 derslerini vermiştir/vermektedir.
Öğrenci Yorumları
Boğaziçi Üniversitesi

TRM 338

2005-2006 2. Dönem Öğrenci Değerlendirmeleri

Aysun Biçer
Yaptığımız şey oyun oynamaktan çok kendimizi ve birbirimizi aslında hayatı öğrenmek. Hayatta da yaptığımız birçok şeyin altındaki anlamları çıkarabilmek, anlamlandırabilmek için çok güzel bir yol. Bilinçsizce gösterdiğimiz tepkilerin aslında her zaman bir sebebi, bir anlamı olduğunu gösteriyor aynı zamanda. Oynadığımız oyunların her birinde hayata dair bir şeyler öğrenmek, hayatımızın bir serüven olduğunu da gösterdi bizlere. Bize bu serüveni yaşattığınız için çok teşekkür ederim.

Sevecen Bülbül
2006 bahar döneminde dersi aldım. Şimdiye kadar aldığım en zevkli ve rahatlatıcı dersti. Sabah 9,daki bir derse koşa koşa gideceğimi hiç düşünmemiştim. Dersin interaktif içeriği ve sıcak ortamı da ayrıca dersi çekici kılıyor. Hayata karşı bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Kendimizi tanımamızı sağladığınız için teşekkürler Yavuz Hocam.

Deniz Balduk
“Yaşayarak Öğrenme” dersi, benim için bir ders olmaktan ziyade, 4. sınıf ve mezuniyet stresi içinde, bir rehabilitasyon ve deşarj olma dersine dönüştü. Oynadığımız oyunlar, beraber geçirdiğimiz vakit, eğlenceli saatler, kaynaşma ortamı, arkadaşlıklar, birlikte bir şeyler paylaşma, öğrenme, yaşayarak öğrenme, kendimize bir şeyler katma, hatta ve hatta kendimizi keşfetme. Hayatta bunların ne kadar önemli olduğunu gördüm. Sadece oturup sınıfta ders dinleyerek değil de, oynayarak, eğlenerek, katılarak da birçok şey öğrenebileceğimizi gördüm. Hatta bu şekilde öğrendiklerimizin daha kalıcı olabileceğini hissettim.Herşey için Yavuz Hoca’ya teşekkürler.

Pınar Sungur
Derste oynadığımız oyunlar; kişiyi soınırlayan şeyin sadece yapamayacağına inanması olduğunu, oldukça eğlenceli bir şekilde örneklendirip kendimize ve çevremize bakabilmemizi sağladı. Keyifli bir dersti, herkes alsın. Teşekkür ederim.

Yaprak Melike Uyar
Amfilerde ve dersliklerde uzun süre yüzümüz tahtaya dönük, birbirimizle ders esnasında pek iletişim kurmaya alışık olmadığımız dersler alarak geçti okul tarihi. Ancak bu ders, yüzümüz birbirimize dönük, hayata dair birçok sonuç çıkardığımız, birbirimizi yakından tanıdığımız bir ders oldu. Eğlenirken öğrenmek diye bir söz vardır ya, işte bu söz dersi tamamen tanımlıyor. Yavuz Hocamıza çok teşekkürler.

Nirva Şeşetyan
“Adventure Learning” dersinin hayatı arkadaşlığı, paylaşmayı, takım ruhunu ve en önemlisi insanın kendini tanıması için en doğru ortamlardan biri olduğunu düşünüyorum. Eğlenerek, oyun oynayarak öğrenmek bu dersle hayatlarımıza girdi. Emin olduğum bir şey var ki, bu dersin bize kattıklarını hayatımızın geriye kalan her evresinde kullanacağız. Üniversite yaşamımda böyle bir ders aldığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Esra Acar
İlk derste öğrendim sınıftaki bütün insanların ismini. Sonra bir baktım, yıllardır koridorda görüp hiç selamlaşmadığım insanlarla el ele verip oyundaki bir sorun hakkında fikir üretiyoruz. Tek kural var, yarışma yok, rakip de yok., herkes kazansın. Zaten kazanmak neye yarar, kaybeden biri varsa. Hocam, her şey için çok teşekkürler. Biraz geç oldu karşılaşmamız ama çok güzel oldu.

Sevda Çayırlı
Son sınıfın son döneminde aldığım bu ders hem kendime hem de etrafıma daha farklı bir yönden bakmamı sağladı. “Yaşayarak Öğrenme” dersi, bana her şeyden önce kişinin kendisini tanımasının önemini öğretti. Sizin yarattığınız bu öğrenme ortamında, ömür boyu yanımda taşıyacağım bilgiler kazandım. Oyun oynamak sadece vakit geçirici bir aktivite değil, aynı zamanda öğretici bir aktiviteymiş. Her şey için teşekkürler hocam.

Özkan Çelik
TRM 338 dersini üniversitede her öğrencinin kesinlikle alması gerektiğine inanıyorum. Türkiye,de Adventure Learning adlı bu ders ilk defa B.Ü. Turizm İşletmeciliği bölümünde verilmeye başladı ve ben de bu dersi almanın ayrıcalığını yaşadığımı hissettim.Kendıme birçok şey kattığıma inanaıyorum. Grup aktiviteleri, takım çalışması , bireysel farkındalık gibi konularda birebir katıldığım aktivitelerin gerçekten çok yararlı olduğunu düşünüyorum.Bu derste oynanan oyunların ilerde, özellikle iş hayatında, birçok konuda bana yardımcı olacağını düşünüyorum. Bu dersi bize veren Yavuz Hoca’ya da sonsuz teşekkürler.

İrem Gökçe
Bir amaca ulaşmak… Dersin amacı ne diye sorarsanız bir amaca ulaşmayı öğrenmek. İlk derse girdiğinizde belki aman ya bu oyun bana ne öğretecek diyebilirsiniz. Ancak ben bile çok az derse girip, çok az oyun oynamama rağmen, bu oyunların altında yatan ve hocamız Yavuz Durmuş’un hayattaki ve bu dersteki amacını anlamış bulunuyorum.

Nuray Evren
Adventure Learning in Management, isminin tanımladığından çok daha fazlasını veriyor. Sadece kariyer için değil hayatın her alanında kullanılabilecek bilgiler sunuluyor. Bu derste bir şeyler öğretilmiyor, hep beraber öğreniliyor. Oynanan bir oyundan hayat dersleri çıkarılıyor ve paylaşılıyor.Bu dönem bu ders dahilinde yaşadıklarım ve öğrendiklerim benim için çok özel. Şu an olduğum ortamın özel olduğu da en iyi kanıtlarından biri.

Nazlı Murtezaoğlu
Yaşayarak öğrenme yaklaşımını üniversitede tanımış olmak bizim için büyük şanstı. Oyunları oynarken bir yandan eğlenirken, bir yandan da ortak hedef uğruna nasıl bir takım çalışması yapıldığını tecrübe etmiş olduk. Hiçbir şeyin imkansız olmadığını, sabırla her problemi çözebileceğimizi gördük. Gerçekten farklı bir bakış açısı kazanmamızı sağlayan bu ders için size çok teşekkür ederiz. Her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir dönem geçirmemize yardımcı oldunuz.

Mehveş Birsin
Boğaziçinde aldığım diğer derslere kıyasla çok değişik konseptli bir dersti. Derste, bir şeyleri dinleyerek öğrenmekten çok, kendi kendimize oyunlar oynayarak veya yaptığımız davranışlara kendi kendimize yorumlar yaparak öğrendik. Birbirinden farklı oyunlar oynadık ve hepsinin içinde değişik anlamı vardı ve biz bu oyunların neler ifade ettiğini oyun sonundaki debrief bölümünde ortaya koyduk. Debrief bölümü  bu oyunları sadece oynamanın amaç olmadığını geleceğe yönelik kendimizi geliştirmemizi ve kendimizin birtakım bilmediğimiz özelliklerimizi ortaya çıkarmış oluruz. Sonuç olarak, sadece oyun oynamaktan ibaret olmayan, nasıl organize olunacağını, kendimizi nasıl daha iyi tanıyacağımızı, çevremizdeki insanlarla etkileşimimizi olumlu yönde etkileyen herkese tavsiye edebileceğim bir derstir. Her şey için çok teşekkürler hocam.

Zeynep Gizem Özcan
3.sınıfın proje, midterm kargaşasında okula gelmeyi isteten ve dersin bitmesini istemediğim tek ders diyebilirim. Böyle bir ders benim bölümümde açıldığı için şanslıyım galiba. Boğaziçi Üniversitesi Gerçek Macera Oyunları Klübü yönetim kurulunda olmama rağmen oyunların bana açtığı kapıdan bu ders sayesinde girdim. Çocukluğumdan beri sevdiğim, okulda  bile emek verdiğim oyunları bilimsel bir altyapıda ve kendimizi geliştirecek bir çerçevede gördüm. Yavuz Hocam size sonsuz teşekkürler; sadece benim perspektifimi değil, kulubümüzün de misyonunu değiştirdiniz. Artık oyunların sadece eğlence kısmında değil, tanıma, tanıştırma, gelişme, öğrenme ve keşfetme yönleriyle ilgileniyoruz.

Firuze Özaklar
Tanık olduklarınız sadece oyun değil, hayatla ilgili gizemli ip uçları….

Önder Arıkan
Üniversitede verilen derslerin teorik bilgilerle dolu olduğunu, sizi hayata hazırlayamadığını;İ derslerde kurulan arkadaşlığın çıkar ilişkisine dayandığını düşünüyorsanız, üniversitedeki hocaları dersini anlatıp giden insanlar olarak algılıyorsanız bu ders sizi çok şaşırtacak.

Murat Türkön
Yavuz Durmuş hocamızla ilk olarak 2004’ün bahar döneminde kendisinden aldığım TRM474 kodlu Tourim Safety and Security Management dersi aracılığıyla tanışmış oldum. Turizm gibi uygulamalı bilimlerde teoriden çok pratiğe, bilgiden çok tecrübeye ihtiyaç olduğunu düşündüğüm bir bölümde olması gerekenin tersi yönünde bir eğitim anlayışı süregeşlirken, Yavuz Hocamızın verdiği her dersi almaya başladıkça aslında olması gerekenin de yapılabildiğini gördüğüm bir süreç başlamış oldu kendim için. Turizmde güvenlik dersi ile başladığım gerçek turizm eğitimime bu dönem yine Yavuz Hocamızdan aldığım Yaşayarak Öğrenme dersi ile devam ediyor olup bundan sonraki uzatmalı dönemlerimde Recreation and Leisure Management ve son olarak da Learning Organizations derslerini alarak tamamlayacağım. Tabiki tamamlayacak olduğum sadece ders süreci ama içerik olarak tüm hayatım boyunca etkisini ve faydalarını göreceğime inanıyorum. Hatta daha dün gece çaılştığım yerde gece müdürümüzle sohbetimizin sonunda yeni bir oyun ürettik. Ve sanırım bütün bu yaz süresince bu oyun fikrini geliştirip belki de bundan sonraki hayatımızı yönlendirecek bir sürece girmiş olacağız. Kısacası benim için hayat artık oyun oldu.

Esra Bereket
Öncelikle bu ders için  gösterdiğiniz çaba,özveri ve çalışmalarınız için teşekkür ederim. Katıldığım dersler boyunca bu dersin ilköğretim, ortaöğretim, üniversite ve iş yaşamında çok faydalı ve etkili olacağını düşünüyorum.

“Adventure Learning Management”  adı üstünde özgüven aşılama, sorumluluk verme, karar alma ve alınan kararlara sonuna kadar inandığın sürece savunma, eğlenme, eğlenerek öğrenme, eğlenerek insanları tanıma ve ekip olma ruhunu yaşama, ekibini tanıma, kendini tanıma…. Okul hayatım boyunca ilk defa bir ders üzerine bu kadar özellik sayabildim.

Her şey için teşekkürler ve bize bıraktığınız iyi izlenimler ve güzel hayat fikri için teşekkürler.

2006-2007 2.Dönem Öğrenci Değerlendirmeleri

Akın Şahin
İple Kare Yapma Oyunu
Bu oyunu 27 kişilik bir grupla oynadık, herkesin gözü bir bez parçası ile bağlanmıştı. Misyonumuzu tamamlamak için birbirimizle seslenerek iletişim kurmak zorundaydık.  Ayarım saatlik süre içerisinde yapabildiğimiz en iyi kareyi oluşturmaya çalıştık, tam olarak kareye benzemese de ilk başta karmaşık olan ipi kısa sürede düzeltmemizin ve bazı kenarlarının düz olmasını sağlamamızın iyi bir başarı olduğunu düşünmekteyim.

Aydeniz Gürsel
Karmaşık İpler 
Altı farklı renkte ip var. Bir tanesine diğer beşi bağlanmış. Bu iplerin masanın üzerine karışık bir biçimde koyuyoruz. İplere sadece bakarak beş ipin hangi ipe bağlı olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Sınıfta beş altı kişi masanın başına geçiyoruz. En başta birimiz mavi diyor. Diğeri mavi değil diyor. Sonra biri diğerini ikna ediyor. Böyle birileri diğerlerini ikna ederek ipi çekmeye karar verdik fakat ipi çekme sorumluluğunu kimse almak istemedi. Bu hareket aldığımız kararın aslında çoğunluğun içine sinmeyişinin bir belirtisiydi. Sonuç olarak yanlış ipi çekiyoruz. Bu oyunda aslında önemli olan takım çalışması değil daha çok, daha iyi görebilen insanların diğerlerini ikna etmesiydi. Tabii grup çalışması olarak baktığımızda insanların birbirine güvenini ele alabiliriz.

Neleri iyi yaptı?
* Düşündük
* Çabaladık
* İnceledik
* İp çekilmeden önce herkesin onayı alındı.

Neleri daha iyi yapabilirdik?

 İncelemeye aynı anda başlayabilirdik çünkü bazı kişiler masaya çok geç geldi ve o zaman karar zaten alınmıştı, dolayısıyla farklı bir düşüncede de olsalar geç kalanlar çoğunluğa uyarak tamam demek zorunda kaldı.

Doğru ipi çeken gruplar henüz çekmeyenlerin moralini bozmak için muhtelif sesler çıkarmayabilirlerdi

TRM 407

2004-2005 Öğrenci Değerlendirmeleri

 Özge Özgüven
Bolu’da yapmış olduğumuz 2 gece 3 günlük gezi benim için inanılmaz güzel ve unutulmayacak anlarla dolu geçti. Yola çıkana kadar her şey bir projenin yapılması gereken aşamalarından oluşuyordu benim için. Projeye hazırlanırken de hiçbir zaman sıkıcı olmamıştı ama ne için uğraştığımızı ve uğraştığımız şeyin aslında ne kadar da etkileyici bir şey olduğunu yola çıktığımız anda anladım. Bir grup üniversiteliydik ve profesyonel yardım almadan bu kadar kişiyi içeren, bu kadar detaylı ve düzgün işleyen bir gezi düzenlemiştik. Gurur vericiydi aslında. Belki arkadaşlar arasında da böyle bir gezi düzenlenebilirdi ama bu kadar detaylı ve her türlü konforun düşünüldüğü, hiçbir aksaklığın çıkmadığı bir gezi olamazdı.

Bu gezi şu yoğun dönemimizde hayattan çaldığımız 3 muhteşem gün oldu benim için. Aklıma sık sık çocukluk günlerim geldi. O zamanlar tek işimiz oyun oynamak ve her şeyin tadını çıkarmaktı. Bu gezide de sabahtan akşama kadar hatta akşamdan sabahın körüne kadar da oyunlarla ve arkadaşlarla eğlenmenin tadını çıkarttım. Bir sürü de yeni şey öğrendim. Kızak pisti yapmak, değişik yemek ve içecekler, yeni oyunlar bunlardan birkaçı. Ama hepimizin edindiği en ilginç şey herhalde 4 yıldır aynı sınıfta okuyup da çok samimi olmadığımız arkadaşlarımızı daha yakından tanıyarak yeni dostluklar kurmak olmuştur. Normalde selamlaşmaktan daha fazlasını yapmadığımız insanlarla aslında birçok ortak yönlerimizin olduğunu ve karşılıklı birbirimizi sevebileceğimizi gördüm. Hepimizin özel hayatlarımızda ilgilendiğimiz, bilgi sahibi olduğumuz konular var. Bolu’da da herkes kendi ilgilendiği alandaki artılarını bir şekilde ortaya koydu ve bu da ortamın daha renkli ve eğlenceli olmasını sağladı.

 Son gün orayı bırakıp da İstanbul’a dönmeyi hiç istemedim. Zaman zaman İstanbul’da bıraktığımız hayatlarımız, okul, dersler, projeler, öğretmenler ve bu gibi konular hakkında konuşmayı ihmal etmesek de benim kafam çok rahatladı ve İstanbul’a oldukça deşarj olmuş döndüm. Biz aslında bir projeyi yerine getirmekten çok, teker teker bir araya gelip bir grup olmanın ve unutulmayacak anılar yaratmanın keyfini çıkardık. İyi ki düzenlemişiz bu geziyi!

Fatme Delimpekir
Bolu Dağı’nda geçirdiğimiz süre kısa da olsa, bu kısa süre içinde pek çok şeyi sığdırmayı başardık. Üniversite hayatım boyunca yaşadığım en güzel deneyimlerden biriydi diyebilirim. Arkadaşlarımla okul dışında, ders ve proje dışında zaman geçirebildiğim ve farklı birtakım şeyleri paylaşabildiğim çok güzel bir fırsattı. Yaratılan ortam son derece doğaldı, herkes olduğu gibiydi. Ortam o bütünün bir parçası olduğumu hissetmemi sağladı. Herkes son derece doğal olduğu için, herkes birbirini olduğu gibi kabul etti. Yaptığımız her şeyi yapmak zorunda hissettiğimiz için değil, bundan çok büyük keyif aldığımız için yaptık. Bolu soğuktu ama yaratılan atmosfer sıcak, coşkulu ve keyifliydi. Yapılan aktiviteler, espriler, eğlenceli gösteriler, oynanan kartopu oyunları, pişirilen yemekler, kısacası yapılan her şey iki günün çok renkli geçmesini sağladı. Böyle bir aktivitenin içinde bulunmak beni gerçekten mutlu etti. İstediğimizi yapmakta özgürdük. Ne yapacağımızı başkaları değil, biz kendimiz belirlediğimiz için yaptığımız şeylerden de hepimizin çok büyük zevk aldığımı düşünüyorum. Hayatım boyunca unutmayacağım çok güzel iki gündü.

2005-2006 Öğrenci Değerlendirmeleri

Serdar Dülger
TRM 407 dersi için öncelikle şunları söylemek lazım. Herkesin kolay ve uğraştırmayan, katılım gerektirmeyen dersler olarak gördüğü seçmeli derslere bakışını değiştirebilecek bir ders. Katılım ve sorumluluğun maksimum olduğu bu derste yaşa-öğren metodu uygulandığından öğrenilen ve tecrübe edilen bilgilerişn kolay kolay hafızalardan ayrılmayacağı kanısındayım.

2006-2007 Öğrenci Değerlendirmeleri

Dalaman Rafting gezisi sonrası

Azize Kılıç
Doğduğumuz günden itibaren, kendinizi mücadelenin içinde bulduğumuz keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerle süslenmiş, dünyada çoğu zaman en önemli keşfi yapamaz insan, kendini göremez , neler yapabileceğinin farkında değildir ya da ne kadar yetenekli olduğunun, dünyaya oranla küçücük de olsa uzayda bir yer kapladığının ve ne kadar güçlü olduğunun. Tam bu aşamada Yavuz Hocayla karşılaşırsınız, bilin ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yaldızlı olmanın verdiği asilikle ince ince işlenmiş süslerin sadeliğinde sizi size, kendinize bütün ısısıyla yansıtan sihirli bir ayna gibi, kendinizi en sade halinizle bulursunuz 

Yavuz Hoca’da.

 
 

CLIENT: M. YAVUZ DURMUS 2016- DESIGN: 4E TANITIM / ACTIVE MEDIA

 
  HABERLER
  BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ
  FOTO&VİDEO GALERİ
  MAKALELER